13088-1
Adam sokağa çıkmış. Sağa bakmış, o yokmuş. Sola bakmış, o yokmuş. Sola dönmüş yürümüş. Her yol ayrımında sola bakmış o yokmuş. Sağa bakmış o yokmuş. Sonra hep sola dönmüş yürümüş. Hava soğumuş. İnsanlar azalmış. Köpekler çoğalmış. Adam gece yarısını aşmış. Yürümeye devam etmiş. Artık arada duruyor arkasına bakıyormuş. Sokaklarda artık kimse olmadığı için ayak sesleri duyulabiliyormuş. Kalabalık ses getirir. Kalabalığın sesi raha Devamını Oku

20131126-233156.jpg
“….Halkı, mimarın içinde bulunduğu işlik (atölye) sorunları ilgilendirmez. O yalnızca, başka yerlerde şöyle bir gördüğü rahatlığı (arabalı turizm, gemi gezileri, vb.) kendine sağlayabilecek bir mimarlığa özenir. Bu yeni duygu nedir ve nereden kaynaklanmaktadır? Bu, derin bir kök salma sürecinden sonra çağın mimarlık anlayışının doğuşudur. Yeni çağ -kullanılmayan kutsal toprak- “evini” inşa etme gereksinimi. Konutun bizi doğaya kar Devamını Oku

turk-fotografcisinin-buyuk-basarisi-sony-dunya-fotograf-odulu-hayri-kodal-1168264
İnsanlar sıkılmasaydı hiç bir halt yapmazlardı. İlk insanları yırtıcı hayvanlar mağaralara tıktılar. Onlar da önce seviştiler. Sonra çok sıkıldılar ve taş yonttular falan. O mağaraya tıkılmak zorunda oldukları için avlandılar. Evet ölmemek için ve sıkıldıkları için hep çalıştılar. Sonra zevkleri için, keyifleri için ihtirasları için bir şeyler yaptılar. Ama direkt kendilerine fayda vermeyecek işleri hep sıkıldıklarından yaptılar. Başkalarına da Devamını Oku

pan-keci
Çok kimse bilmez ama,bir zamanlar satürnün pan adlı uydusunda hayat varmış. Hatta bu gezegenin sakinlerinin bir de tanrısı varmış. Evet hayat var, tanrı var, her şeyleri varmış. Gezegen tabi çok küçük, yaşayan halkın sayısı da azmış haliyle. Bizden de biraz daha küçüklermiş bu gezegenin sakinleri. Ama öyle mini minnacık değiller tabi. Bunlar sürekli olarak tüm uydu sakinleri (kendileri gezegen sanıyorlar tabi) hep birlikte; küçük, büyük, zengin fakir demede Devamını Oku

demiryolu
Küçücük, havasız, kasvetli bir odada uyanmak… Bak bu çok ağlayacağım bir ayrıntı olurdu; ben daha bu şehre gelmeden, daha bir kerecik bile bu şehri görmemişken, ilk defa aşık olmuşlar gibi, kör aşıklar gibi, bir zamanlar bu şehre methiyeler dizerken. Kalkar kalkmaz pencereye koşuyorum… Önünde balkonu varmışçasına , olsa olsa saksılara balkonluk yapmaya yetecek kadar küçücük balkon demiri konmuş tipik serencebey yokuşu apartmanı penceresine… Devamını Oku